Gazbeton Sektörünün Tarihsel Gelişimi
Gazbeton yapı elemanlarının önemli niteliklerinden biri sahip oldukları gözenekli yapıdır. Betona gözenekli yapı kazandırma fikri ilk kez E. Hoffman tarafından ortaya atılmıştır. 1889-1925 yılları arasında bu konuda önemli adımlar atılarak pek çok gözenek oluşturma yöntemi üzerinde çalışılmıştır. Bunlar arasında J. W. Alyswort ile E. A. Dyer'in birlikte geliştirdikleri aluminyum veya çinko tozu kullanılmasını öngören yöntem en çok benimsenen yöntem olmuştur.

Yapay yapı taşlarının önce gözenekli bir dokuya kavuşturulması daha sonra da buhar kürü yardımı ile dış etkilere karşı dayanıklı hale getirilmesi yönünde en önemli adım ise 20. yüzyılın başında J. A. Erickson isimli İsveç'li bir mimarın keşfi ile atılmıştır.

Eriksson; ahşabın özelliklerine sahip - yüksek ısı yalıtımı sağlayan, sağlam, kolay işlenebilen, yanmayan ve çürümeyen - bir yapı malzemesi arayışı içindeydi. O dönemde, ısı yalıtım özelliği kötü, küçük ebatlı ve ağır yapı blokları kullanılmaktaydı.

Eriksson, yaptığı çalışma ve araştırmaların sonunda, kuvarsit, kireç ve suyla, oldukça gözenekli bir malzeme üretmeyi başardı. Bütün dünyada, neredeyse sınırsız miktarda ve yaygın olarak bulunan bu hammaddeler, çok sayıda gözeneği olan bir yapı malzemesi elde etmek için prosesten geçirilmekteydi.

Gazbeton, hassas bir kimyevi prosesle elde edilen, beton veya geleneksel kâgir malzemenin beşte biri ağırlığında, buna ek olarak, içindeki hava kabarcıkları sayesinde ısı geçirgenliği de beşte bir mertebesine indirilmiş, bir cins hafif beton olarak yapı sektöründe aranır bir malzeme haline gelmiştir. Kimyevi reaksiyonda meydana gelen hava kabarcıkları dolayısıyla bu malzemeye gazbeton adı verilmiştir. İngilizce adı "autoclaved aerated concrete - aac", Almanca adı "porenbeton" dur.

Gazbeton'a olağanüstü ürün özelliklerini veren gözenekleri ve kalsiyum silikatın katı yapısıdır. Bu özellikler; yüksek ve düşük dış ortam sıcaklıklarına karşı çok iyi ısı yalıtımı, kolay ve akılcı kullanım, iş gücü verimliliği ve yüksek enerji tasarrufudur.
Çevre dostu gazbeton modern çağımızın tüm gereklerini yerine getirmektedir. Üretim sürecinde kesinlikle çevre kirliliği yaratmaz, tehlikeli atıklar oluşturmaz ve ülke ekonomisi için değerli hammaddeler asla heba edilmez. Üretiminde düşük sıcaklıktaki buhar ile sertleştirme süreci enerji tasarrufu sağlar ve enerji yeniden kazanılarak, maksimum enerji geri kazanımı elde edilir.
Gazbeton, 2. Dünya savaşından sonra hafifliği ve enerji verimliliğinden dolayı, Alman ekonomi Bakanı Ludwig Erhard desteğiyle Almanya konut yapımında önemli rol almıştır.
Gazbeton'un endüstriyel üretiminin başlamasının ardından birçok işletme bu sahada faaliyete geçmiştir.
Ülkemizde, Gazbeton Yapı Malzeme ve Elemanları ilk olarak 1950'lerde İstanbul Hilton Oteli inşaatında, Almanya'dan ithal edilerek uygulanmıştır. 1960'larda ilk Gazbeton fabrikası İstanbul Pendik'te, üretime geçmiştir.
Bugün dünyada, proses ve kalite olarak bazen birbirinden çok farklı, 50'ye yakın, Gazbeton markası mevcuttur.

Türkiye'de Kurulu Gazbeton Tesisleri
Bugün Türkiye'de kurulu 5 firmaya ait toplam 7 tesis bulunmaktadır. Bu kuruluşlardan dördü Türkiye Gazbeton Üreticileri Birliği üyesidir. Bu firmalar; Türk Ytong (1963), AKG Gazbeton (1990), Güneydoğu Ytong (1997) ve Antalya Ytong (1997)'dur.

Gazbeton Sektörü ve İstihdam
Yaklaşık 1000 kişi gazbeton üretim tesislerinde istihdam edilmektedir. Bu sayıya satıcı bayi çalışanları ve inşaatlarda uygulamada çalışan işçi ve usta sayısı dahil değildir. Tesislerin bulunduğu yerler; İstanbul, İzmir, Kırıkkale, Antalya, Gaziantep ve Kocaeli'dir,

Ülkemizde ve Dünyada Gazbeton Üretim ve Tüketimi
Türkiye, Dünya'nın büyük gazbeton üreticisi ülkeleri arasındadır. Gazbeton tüketimi ile dünya ülkeleri arasında ilk beşe girmektedir.

Türkiye'de Gazbeton Kapasitesi
Toplam kapasite 2.225.000 m3/yıldır. En fazla üretim kapasitesi 800.000 m3/yıl olarak Marmara Bölgesi'ndedir. Ardından 550 m3/yıl kapasite ile İç Anadolu Bölgesi gelmektedir.

Ülkemizde Gazbeton Tüketim Oranı
Kâgir duvar malzemeleri sektöründe gazbeton ürünlerin pazar payı yaklaşık olarak % 15'tir.

Bölgesel Tüketim Miktarları Değerlendirmesi
2004 yılında Türkiye'de gazbeton ürünlerinin en çok kullanıldığı bölge Marmara Bölgesi'dir. Tüketimin en düşük olduğu bölgeler ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'dir.

Dünyadaki Kişi Başı Tüketim Miktarları
Gazbeton malzemelerin en fazla kullanıldığı ülkelere balılırsa, kişi başına yıllık tüketim miktarları; Polonya'da 0,11 m3/kişi, İngiltere'de 0,06 m3/kişi, Almanya'da 0.05m3/kişi olduğu görülmektedir. Türkiye'de bu oran 0,02 m3/kişi'dir ve en az 0,04 m3/kişi olmalıdır.

Sektörün İhracat Potansiyeli
Sektör, yıllık toplam satışının %10'unu ihraç etmektedir. Bu da yıllık yaklaşık 4 milyon USD'lık ihracata eşittir.


Sektörde İthalat Çalışmaları
Ülkemizde üretilen gazbeton malzemeler, Avrupa standartlarında ve ucuz maliyetlerle üretildiğinden; sektörde herhangi bir ithalat çalışması yoktur.

Gazbeton Sektörünün Gücünü - Teknoloji ve Donanım
Gazbeton teknolojik bir yapı malzemesidir. Türkiye'de üretilen gazbeton ürünlerin tamamı, teknoloji ve donanım olarak modern firmalar tarafından üretilmektedir.

Sektöre Yabancı Sermayenin İlgisi
Türk Ytong ve Antalya Ytong'da yabancıların payı %25'lere kadar çıkmaktadır. Diğer firmalar %100 yerli sermaye ile faaliyet göstermektedirler.

Türk Gazbeton Sektörü Hangi Ülkelerle Rekabet Halinde
Özellikle Avrupa Birliği, Orta Doğu ve Balkan Ülkeleri ile rekabet ederek, gazbeton ürünler bu ülkelere ihraç edilmektedir.

Ülkemizde Gazbeton Tüketiminin Ulaşacağı Değer
Türkiye'de bu rakam 0.04 m3/kişi'yi bulmalıdır. Bu da yaklaşık 3.000.000m3 /yıl satışa tekabül etmektedir.

Sektör 2004 Yılını Nasıl Geçirdi
Sektör 2004 yılını hedeflerini aşarak tamamladı. Beklentilerin üzerinde talep gerçekleşti. 2005 yılında doğal olarak daha canlı bir inşaat piyasası ve daha yüksek gazbeton kullanımı gerçekleşmesi umudu vardır. 10 yıl içerisinde gazbetonun, özellikle Anadolu'da tüm pazara yayılımının, gazbetona alternatif olduğu varsayılan ucuz ama kalitesiz ürünlerin pazardan çekilmesiyle beraber gerçekleşeceği düşünülmektedir.

Sektörün Ekonomiye Yıllık Katma Değer ve Vergi Katkısı
Gazbeton sektörü ekonomiye yaklaşık 100 milyon USD katma değer yaratmaktadır.

İhracatın Arttırılması İçin Öncelikle Yapılması Gerekenler
Gazbeton havaleli bir malzeme olduğundan; yurtdışı nakliye fiyatları çok önemlidir. Petrol fiyatları ve buna bağlı olarak uluslararası nakliye fiyatları geriye giderse daha rahat rekabet edilebilir.

AB İlişkilerin Sektöre Yansıması
AB ile olan ilişkiler, uyum çalışmaları, inşaat sektöründe yeni düzenlemeler yoluyla kalite ve standart anlamında yukarıya taşıyacaktır. Özellikle Yapı Malzemeleri Yönetmeliği ve Temel Gerekleri konusunda tüketiciler teknolojik ürünlere, yüksek kaliteli ürünlere yönelecek, bunun da gazbeton sektörüne olumlu etkisi olacaktır.

Gazbeton Sektörünün Sorunları
Yapı malzemelerinin ısıl nitelikleri konusunda bilinçsizlik hakimdir. İnşaat sektöründe bu konuda yeterli teknik personel bulmakta güçlük çekilmektedir. Bu nedenle bazı rakip malzemelerin, yanlış alıntılar ve yorumlarla bulunan ısıl değerlerini tanıtım broşürleri, kataloglar ve anlatımlarda piyasaya lanse edilmesi, hatalı sistem seçimlerine neden olabilmektedir. Hem üretim yöntemi daha kontrolsüz, hem ısıl nitelikleri daha düşük olan bazı kagir duvar malzemeleri bu şekilde pazarda yer alabilmekte, nitelikli malzemelerin, uygun çözümlerin, enerji tasarrufunun önü kapanmaktadır. Kayıt dışı, merdivenaltı tabir edilen ürünler de dikkate alındığında, sektör haksız rekabetle karşı karşıya kalmaktadır.

TGÜB Olarak Sektöre Katkımız
Gazbetonun doğru nitelikleriyle bilinmesi için tanıtım organizasyonları düzenlenmektedir. Sektörle ilgili mevzuat ve standartlar izlenmekte ve gerektiğinde ilgili teknik komitelere katkıda bulunulmaktadır. Avrupa Gazbeton Birliği üyesi olarak Avrupa'daki gelişmeler yakından takip edilmektedir.

 

 

© Copyright 2005 TGUB.